Zayıf Olmak
Her kadının mütemadiyen vermek isteyeceği birkaç kilosu vardır. Tanıdığım kadınlar arasında hiçbiri şimdiye dek zayıf olduğunu kabul etmedi; kilo vermek, git gide, tüm dünya kadınlarının ortak amacı oluverdi.
Aramızda çoğu kişi diyet programlarını dikkatle dinliyor; çoğumuz yemek yediğimiz sofradan içimizde bir pişmanlık duygusuyla kalkıyoruz. Hepimiz, televizyonda gösterilen modeller gibi olmak için çırpınıp duruyoruz. Çünkü birçoğunun ününün sebebi güzellikleri. Marka elbiseler içinde arz-ı endam eden bu kadınlardan biri olmak için kendimize eziyet ediyoruz. Temel içgüdülerimizden biri olan yemek yemeyi, yine temel içgüdülerimizden biri olan beğenilmek için terkedebiliyoruz. Bu gerçek olmayan ve doğaya aykırı güzellik ölçütleri sayesinde kadınların çoğu bedeninden hoşnut değil. 21. yüzyıl kadını gitgide Vileda sopası gibi inceliyor. Bedenler, giysiler daralıyor, kadınlar da buna ayak uyduruyor.
Ne kadar zayıf olursak olalım verecek kilolar var gibi geliyor.
Güzellik anlayışımız o kadar çarpıtılmış ki. Sadece, ince olan kadınların gerçekten güzel olabileceğini düşünmekteyiz. It-girl dediğimiz sürekli paparazziler önünde duran ve işi belli olmayan ünlü kadınlar gitgide zayıflayarak bizi de koskoca bir yalana inandırmaya başladılar. Vücudumuzdan utanıyoruz; çünkü medya bizi buna inandırdı. Genç ünlüler haklarında ‘Kilo mu aldı?’ haberinin çıkmasından korkuyorlar. Bu yüzden biz de vücudumuza gerekli olan karbonhidrat ve yağlardan ürkemeye başladık. Oysa gerçekten güzel bulunan kadınlar, Beyonce, Scarlett Johansson, Liv Tyler gibi, yuvarlak hatlı kadınların ne kadar çekici olduğunu bize kanıtlar nitelikteler. Oysa kadınların asıl umursadığı şey, çekici olmayı aştı. Kadınlar, öbür kadınlar için zayıflar oldular; sonu bitmeyen zayıflık rekabeti, bulimia ve anorexia gibi tehlikeli hastalıklara varabiliyor.
Chanel defilesinden bir görüntü.
Amy Winehouse’un iki farklı hali; gitgide zayıflıyor.
Anorexia:
Anoreksi, kelime olarak iştahsızlık anlamına gelmektedir. Kronik formlarından biri adı Anoreksia Nervoza olan öldürücü formlarından biridir.
Belirtileri
- Kilo kaybetmek için uğraş,
- Yaş ve boya uyumsuz kilo,
- Kilo almaktan korkup, yemek yememek,
- 3-4 ay üst üste regl olmama, (Bayanlarda)
- Halsizlik, nefes darlığı, konsantrasyon bozuklukları,
- Cilt kuruluğu,
İlerleyen dönemlerde ise;
Kemiklerde zayıflama ve çabuk kırılma,
Büyümede gerilik,
Kalp ritminde düzensizlik,
Vücut ısısının düşmesi gibi belirtiler gözlenir.
Bulimia:
Bulimiya nervoza veya kısaca bulimiya bir yeme bozukluğudur. Bulimik atak sırasında normal insanlardan fazla yerler. Bu yeme işlemini genellikle yalnız kaldıklarında ve çok hızlı bir şekilde gerçekleştirmeye çalışırlar. Daha sonra yediklerinin kilo almasına neden olmaması için aşağıdakilerden birini kasıtlı ve bilerek yaparlar.
Kusma
- Uygun olmayan bir şekilde laksatif, lavman, diüretik veya diğer ilaçların kullanımı,
- Yoğun egzersiz.
Tanı ölçütleri:
Yineleyen tıkınırcasına yeme nöbetleri,
Yeme kontrolünün kalkması,
Kilo almaktan korunmak için kusma nöbetinin gerçekleşmesi,
Egzersiz yapma veya yemek yememe gibi çözümlere başvurma,
Vücudunun biçimi ve ağırlığından etkilenme.
Sebepleri:
Bulimiya yiyecekten çok derin psikolojik meseleler ve yoğun bir kontrolsüzlük duygusu. Yeme-çıkarma olayı ağırlaşabilir, daha sık ve kontrolsüz bir hale gelişebilir.
Bulimiya nervozanın Olası Sonuçları:
Kalp yetmezliği, aritmi,
Dişlerde aşınma ve çürük,
Reflü,
Polikistik Over Sendromu,
Yemek borusunda enflamasyon,
Laksatif bağımlılığı,
Peptik ülserler ve pankreatit,
Potansiyel olarak ölüm.
Sonu ölüme varabilecek bu şeyleri kendimize yapmamızın sebebi beğenilme isteği; kusursuz olmak, yani kusursuz derecede zayıf olmak…
Kusursuz güzelliğin sembolü olan Barbie. Doktorlar, Barbie bebeğin vücut ölçülerinde olan birinin yaşayamayacağını söylüyorlar.
It-girl denilen bu kadınlar güzel olmanın zayıflıktan geçtiğine emin gibiler; örneğin Olsen ikizlerinden Ashley, hiçbirşey yemeden spor yaptığı için hastaneye kaldırıldı. Keira Knightley, kısa süre önce Holywood otoriteleri tarafından eleştirildi.
Zayıflık önce gençleri etkiliyor; Amerikadaki genç kızların çoğunda vücudundan hoşnutsuzluk, yüksek bir rakamda da zayıflık hastalıkları görülüyor.
NOT: Seventeen adlı derginin bu konuda bir çalışması var; Body Peace. Vücudunuza kaşı verdiğiniz bu çalışamaya şimdiye dek 38405 kişi imza attı, bu rakam gitgide artıyor. Çoğu ünlü de bu çalışmaya katıldı.
Bu çalışmayla şu konular hakkında söz veriyorsunuz:
- Kocaman bir pizza ve ekstra şekerli dondurma hayatta hiçbirşeyi değiştirmez.
- Kötü geçen günler için vücudumu suçlamayacağım.
- Arkadaşlarım vücutlarından memnun olmasa da onlara katılmayacağım.
- İnsanları vücut görüntülerine göre yargılamayacağım.
- Vücudumun bana her zaman yararlı olduğunu bileceğim.
- Birisi bana vücudum hakkında bir şey dediğinde çok ciddiye almayacağım.
- TV’de görünen güzellerin gerçek olmadığını: sağlıksızlığın, photoshopun, diyetin ve paranın onları bu hale soktuğunu bileceğim.
- Vücuduma gerekli besinleri vererek ona iyi bakacağım.
- Aynanın iç güzelliğimi yansıtmayacağını bilecek ve ona göre davranacağım.
- Kendi halimde zaten güzel olduğumu bileceğim.
Scott Westerfield’in yazdığı Çirkinler kitabı, güzellik adına bıçak altına yatmayı konu alıyor. Amerikadaki kadınların yarısından fazlası bunu göze almış durumda.
Kapak yazısı: Aşırı güzelliklerin olduğu bir dünyada, normal biri “ÇİRKİN”dir.
Miss Platnum isimli şarkıcının albümü, Gimme The Food (Bana yemeği ver), işlerin iyi gittiğine işaret gibi.. Albümde hayranlarına seslenen sanatçı Romanya’dan Almanya’ya uzanan ünlü olma ve başarı hikayesini bir “Peri Masalı”na benzetirken son olarak da şunları söylüyor. “Ve bayanlar! Moda dergileri ya da müzik videoları ne derse desin, sizi neye ikna etmeye çalışırsa çalışsın; siz yemek yemekten zevk almayı unutmayın. Kendiniz olun! Çünkü siz olduğunuz halinizle güzelsiniz, inanın bana!!!” diyor. Şarkıda ‘Ben bir kadınım, ince bir bebek değilim’ diyor.
Unutmayın, kim ne derse desin, siz, iri burnunuz, sivilceleriniz, basenlerinizle de olsa ÇOK GÜZELSİNİZ!
Popularity: 58% [?]











harika bir yazı teşekkürler.